İzleyiciler

Sakıp Sabancı müzesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sakıp Sabancı müzesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2020 Pazar

Marina Abramović İstanbul'da...

Benim de büyük hayranı olduğum hatta üzerine çalışmalar hazırladığım performans sanatının tanrıçası Marina Abramović retrospektif sergisiyle sonunda Türkiye'ye geldi ve en çok mutlu olan insanlardan biriyim. 😊 Herkes gitsin, görsün bence... Hala bilmiyorum, görmedim diyenler varsa şimdi hemen aşağıda bu haberi paylaşayım:

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve Akbank Sanat; dünyaca ünlü performans sanatçısı Marina Abramović’i ve kurucusu olduğu Marina Abramović Enstitüsü’nü (MAI) Türkiye’ye getirdi.

31 Ocak’ta başlayan “Akış / Flux“, Türkiye’de performans sanatının tarihini ziyaretçi için ulaşılır ve anlaşılır kılmayı amaçlıyor. Sergi; Abramović’in performanslarının dokümantasyonlarının yer aldığı kapsamlı bir retrospektifi, açık çağrıya cevap veren ve projeye davet edilen sanatçılarla MAI ortaklığında geliştirilen canlı performansları, sanatçının halka yönelik oluşturduğu egzersizlerin deneyimleneceği Marina Abramović Metodu bölümünü ve Akbank Sanat’ın bağlantılı olarak ev sahipliği yapacağı belgesel gösterimi ile video galeriyi kapsıyor.






Kaynak: www.sanatatak.com



11 Ocak 2017 Çarşamba

"İKİ DÜNYA ARASINDA" FEYHAMAN DURAN

"1914 Kuşağı, Türk İzlenimciler veya Çallı Kuşağı" olarakta bilinen grubun önemli üyelerinden biri olan Feyhaman Duran, Türk resim sanatının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur. "Feyhaman Duran, İki Dünya Arasında" isimli sergiye Sakıp Sabancı Müzesi 15. yılında ev sahipliği yapacak. 12 Ocak 2017 - 30 Temmuz 2017 tarihleri arasında sanatçının eserlerini görmek mümkün olacak. Ben heyecanla yarını bekliyorum, siz de imkanınız varsa kaçırmayın derim..:)



"Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçiş sürecinin izlerini yansıtan sanat pratiğinin izinde söz konusu dönemin tüm çatışma ve gelişmelerini gözler önüne seriyor. Çöküş yıllarını yaşayan bir imparatorluktan, sanat dünyasının beşiği Paris’e giden, sonrasında yurda gelişinde ise kendini keskin bir dönüşümün ortasında bulan Duran’ın, bu yolculuklarının, sanatını nasıl şekillendirdiğini yansıtıyor." (SSM)

FEYHAMAN DURAN HAYATI

Feyhaman Duran 17 Eylül 1886 tarihinde İstanbul’un Kadıköy semtinde doğmuştur. Babası Şair Süleyman Hayri Bey, annesi Fatma Hanım’dır. Annesi ve babasını küçük yaşta yitiren Duran, annesinin vasiyeti üzerine Hadikat-ül Maarif’te başladığı eğitimini Galatasaray Sultanisi’nde sürdürmüştür. Dedesinin ileri yaşı nedeniyle kendisiyle yeterince ilgilenememesi üzerine okul müdürü Abdurrahman Şeref Bey’in himayesinde yaşamını ve eğitimini sürdürmüştür. Okulda Hüsn-i Hat derslerinde başarı gösteren Feyhaman Duran, bir yandan da tarama mürekkebi, çini mürekkebi ve yağlıboya ile resimler yapmaya başlamıştır. 

Feyhaman Duran, Galatasaray Sultanisi’nin altıncı sınıfını 1908 yılında tamamladıktan sonra Bâb-ı Âli’de kâtip olarak işe başlamıştır. Burada yaşadığı bazı anlaşmazlıklardan dolayı görevi bırakmış, Galatasaray Sultanisi’nde güzel yazı hocalığına başlamıştır.

Sanatçı okul çağlarında bile sağlam bir desen yeteneği ile gerçeğe uygun portreler yapmıştır. Feyhaman Duran’ın, bu yeteneğini salt fizyolojik benzetme değil, bir anlam aktarabilmek için amacıyla kullandığı düşünülmektedir. Yaptığı portreler fotoğrafik görüntünün dışında, kişinin iç dünyasını da yansıtmaktadır. Hızlı çalışma yöntemi sayesinde, portre taslaklarını birkaç seansta adeta bitmiş birer tablo haline getirebilecek kadar yetenekli olduğu ifade edilmiştir.

Gençlik dönemi portrelerinde, genel fiziksel görüntünün yanında, şapka, saç modeli gibi bazı ayrıntılara da dikkat etmiştir. Resimlerinde, modelin giysi ve aksesuarları yüz hatlarıyla aynı değerde işlenmiştir. Daha sonraki dönemlerinde ortaya koyduğu eserlerinde bu tür ayrıntıları, portrenin özünün öne çıkmasını engellediği düşüncesiyle nispeten arka planda bıraktığı izlenimi doğmuştur. Portrelerinin çoğu, “büst portre” şeklindedir. 

Feyhaman Duran’ın peyzajlarında konu, sanatçının üslubunu belirlemiştir. Anadolu’da gerçekleştirdiği gezilerde yaptığı resimlerinde dikkat çeken önemli bir özellik; konu, yaşam ve görünüm değiştiğinde sanatçının üslubunun da değişmesidir. Sanatçının figürlü resimleri son derece azdır. Bu tür resimlerinde figür, konuyu ve kompozisyonu tamamlayıcı bir unsur olarak kullanılmıştır.

Çallı Kuşağı’nın hatta Türk resminin en önde gelen portre ustalarından biri olan Feyhaman Duran, 1970 yılında İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.














Kaynak: www.sakipsabancimuzesi.org
               www.guzelsanatlar.gov.tr

2 Eylül 2015 Çarşamba

"ZERO" GELECEĞE GERİ SAYIM

20. yüzyılın ortasında doğan büyük sanat hareketi ZERO’nun yenilikçi ve dinamik ruhu İstanbul’da!



ZERO SESSİZLİKTİR. ZERO, BAŞLANGIÇTIR.

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi, Akbank Sanat’ın işbirliğiyle 20. yüzyılın en büyük uluslararası sanat ağı olan ZERO sanat akımının dinamik ve yenilikçi ruhuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. II. Dünya Savaşı sonrasının durağan ve olumsuz atmosferinde “sanat sıfırdan başlamalıdır” prensibiyle 1957 senesinde Düsseldorf’ta doğan ZERO akımı, ismini bir roketin kalkışından önceki geri sayımdan alıyor. Geleneksel sanat anlayışını sıfırlayarak aydınlık ve şeffaflık dolu yepyeni bir dünya vaadiyle yola çıkan ZERO, kuruluşundan seneler sonra bugün de geçerliliğini ve dinamizmini korumaya devam ediyor.

Aktif olduğu 1950 ve 60’lı yıllar sırasında sınırları yıkarak farklı ülkelerdeki sanatçılar tarafından uluslararası çapta benimsenen ZERO akımına odaklanan ve S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi için özel olarak tasarlanan sergi, hareketin öncüleri Heinz Mack, Otto Piene, Günther Uecker’in eserlerinin yanında akıma ilham vermiş ve katkıda bulunmuş 20. yüzyılın en önemli sanatçılarından Yves Klein, Piero Manzoni ve Lucio Fontana’nın eserlerini bir araya getiriyor. Sergi, farklı teknik ve malzemelerle üretilmiş geniş bir eser seçkisi ile Türkiye’deki sanatseverleri ZERO akımıyla buluşturuyor.

ZERO Vakfı Kurucu Yöneticisi Mattijs Visser küratörlüğünde gerçekleştirilen sergi, hareketin omurgasını oluşturan “Zaman”, “Uzam”, “Strüktür”, “Işık”, “Ateş”, “Renk”, “Gölge” ve “Titreşim” gibi ana temalar etrafında şekillenecek ve akımın günümüze kadar ulaşan etkilerinin kapsamlı bir temsilini oluşturacak. Kapsamlı sergiye eser ödünç veren 19 kurum arasında ZERO Vakfı, Düsseldorf, Adolf-Luther-Stiftung Koleksiyonu, Krefeld, Stiftung Museum Kunstpalast, Düsseldorf, Morsbroich Müzesi, Leverkusen, Kunstmuseum Bonn, Stadtsparkasse Düsseldorf Koleksiyonu, Beck & Eggeling International Fine Art, Düsseldorf, Ben Brown Fine Arts, Londra, Sperone Westwater, New York, Ketterer Kunst, Münih, Viktor ve Marianne Langen Koleksiyonu, Düsseldorf, Helga ve Edzard Reuter Koleksiyonu, Neuss, Elizabeth Goldring Piene and Otto Piene Varisleri, Rira Koleksiyonu, Köln, Schaub Koleksiyonu, Landshut, More Sky Koleksiyonu, Studio Mack Koleksiyonu ve Yves Klein Archives, Paris bulunuyor.

ZERO enerjisini Akbank Sanat’ın işbirliğiyle S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi galerilerine taşıyacak sergi, 3 Eylül 2015’te küratör Mattijs Visser eşliğindeki sergi turu ile başlayacak. Sempozyum, konferans, film gösterimleri, çocuk atölyeleri ve sesli rehber ile zengin bir içerik sunacak ZERO sergisi, hazırlanan kapsamlı kataloğuyla da önemli bir hafıza oluşturacak. ZERO sergisi, 2 Eylül 2015 - 10 Ocak 2016 tarihleri arasında S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

İstanbul, ZERO ile geleceğe geri sayıyor.







Kaynak: www.gelecegegerisayim.com